Avustralyalı biyoteknoloji girişimi Cortical Labs Melbourne ve Singapur'da insan nöronlarıyla çalışan biyolojik veri merkezleri inşa etmeye hazırlanıyor. Şirket bu yaklaşımın geleneksel yapay zeka işlemcilerine kıyasla çok daha az enerji tükettiğini öne sürüyor.
Cortical Labs geçtiğimiz yıl 200.000 canlı insan nöronundan oluşan CL1 adlı biyolojik bilgisayarı tanıttı. Şirket bu sistemi dünyanın ilk kod çalıştırılabilir biyolojik bilgisayarı olarak nitelendiriyor. Şubat ayında ise nöronlara efsanevi video oyunu Doom'u oynamayı öğretmenin mümkün olduğunu gösterdi. Bu gösteri 2022'deki Pong deneyimine kıyasla çok daha karmaşık bir başarıyı temsil ediyor. Şirket bu yaklaşımı "ıslak yazılım" olarak adlandırıyor. Bilgisayarlar insan kan kök hücrelerinden elde edilen nöronlara elektriksel sinyaller gönderiyor ve içerisine yerleştirilen çipler bu nöronların yanıtlarını çıktı olarak kaydediyor.
Melbourne ve Singapur'da biyolojik veri merkezleri kurulacak

Cortical Labs operasyonunu büyütmek için DayOne Data Centers ile iş birliği yaptı. Melbourne'deki veri merkezinde 120 adet CL1 ünitesi yer alacak. Singapur'daki tesiste ise 1.000'e kadar ünite kurulması planlanıyor. CEO Hon Weng Chong her bir CL1 düğümünün çalışması için el tipi bir hesap makinesinden daha az güce ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Bu rakam modern bir grafik işlem biriminin gerektirdiği güçten kat kat daha düşük bir seviyeye karşılık geliyor. Şirket biyolojik veri merkezlerinin geleneksel yapay zeka işlemcilerinin kullandığı gücün yalnızca küçük bir bölümünü tüketeceğini iddia ediyor.
Yapay zeka veri merkezlerinin çevresel etkileri giderek büyüyen bir sorun haline geliyor. Bu tesislerin aşırı miktarda gürültü ürettiği ve inanılmaz miktarda su tükettiği belgelendi. Yerel elektrik fiyatlarını artırdığı da gösterildi. Biyolojik bilgisayar yaklaşımı uygulanabilir olduğu takdirde bu sorunlara güçlü bir yanıt sunabilir. Ancak henüz cevaplanmayı bekleyen önemli sorular da mevcut. Şirket bu ünitelerin günümüzün en üst düzey veri merkezi çiplerinin işlem gücüne yetişebildiğini henüz kanıtlayamadı. Pratik kullanım alanlarının ne olacağı da tam anlamıyla netlik kazanmış durumda bulunmuyor.