Yapay zekâ artık yalnızca öğrencilerin ödev yaptığı veya kullanıcıların günlük sorular sorduğu bir teknoloji olmaktan çıktı. Görünen o ki artık doktorlar da karar verirken yapay zekâ araçlarına danışıyor. Hatta bu durum düşünüldüğünden çok daha yaygın hale gelmiş durumda.
NBC News tarafından yayınlanan yeni bir rapora göre ABD’deki doktorların yaklaşık yüzde 65’i OpenEvidence isimli yapay zekâ destekli tıbbi sohbet robotunu kullanıyor. Üstelik sistem yalnızca küçük bir niş platform değil; raporda belirtildiğine göre OpenEvidence yalnızca Nisan ayında yaklaşık 27 milyon klinik görüşmede kullanıldı. Bu rakamlar, yapay zekânın sağlık sektörüne ne kadar hızlı nüfuz ettiğini açık şekilde gösteriyor.
Daha da dikkat çekici olan ise büyümenin inanılmaz hızda gerçekleşmesi. Bloomberg’in yaklaşık yedi ay önce yayınladığı önceki raporda Amerikalı doktorların yüzde 50’sinin sisteme kayıtlı olduğu belirtilmişti. Şimdi bu oran yüzde 65 seviyesine ulaşmış durumda. Kısacası OpenEvidence sağlık sektöründe çok kısa sürede devasa yayılım elde etmiş görünüyor.
OpenEvidence tam olarak ne yapıyor?
OpenEvidence temel olarak doktorlara yönelik özel yapay zekâ sohbet platformu olarak çalışıyor. Sistem doktorların klinik sorularına uzun, detaylı ve kaynak gösterimli yanıtlar veriyor. Şirket kendisini “Amerika’nın resmi tıbbi bilgi platformu” olarak tanımlıyor.
Platform sağlık çalışanları için ücretsiz şekilde sunuluyor. Doktor olmayan kullanıcılar ise hesap oluşturmadan sistemi sınırlı biçimde deneyebiliyor. OpenEvidence’ın verdiği yanıtların detaylı kaynaklarla desteklenmesi ilk bakışta oldukça güven verici görünüyor. Ancak uzmanlar burada önemli riskler olduğuna dikkat çekiyor.
Çünkü sistemin verdiği bilgilerin doğruluğu her zaman garanti değil. Özellikle nadir görülen hastalıklar veya karmaşık klinik durumlarda yapay zekânın hatalı yönlendirmeler yapabildiği belirtiliyor.
NBC’nin görüştüğü bazı doktorlar da sistemin zaman zaman yanlış sonuçlar ürettiğini doğruluyor. Özellikle “uç vakalar” olarak adlandırılan karmaşık durumlarda OpenEvidence’ın aşırı özgüvenli ama hatalı cevaplar verebildiği ifade ediliyor.
Yapay zekâ ücretsiz ama tamamen masum değil
OpenEvidence’ın ücretsiz olması ilk başta olumlu gibi görünse de işin arka planında farklı bir ekonomik model bulunuyor.
Platformun gelir modeli büyük ölçüde reklamlara dayanıyor. Rapora göre sistemde özellikle ilaç şirketleri ve tıbbi cihaz üreticilerinin reklamları yer alıyor. Bu durum da doğal olarak etik tartışmaları beraberinde getiriyor. Çünkü doktorların kullandığı yapay zekâ sisteminin ilaç reklamlarıyla finanse edilmesi bazı uzmanlara göre ciddi çıkar çatışması riski yaratabilir.
Şirketin arkasında da oldukça büyük yatırımcılar bulunuyor. OpenEvidence’ın Sequoia Capital, Andreessen Horowitz, Google Ventures, Thrive Capital ve NVIDIA gibi dev yatırımcılar tarafından desteklendiği belirtiliyor. Ocak 2026 itibarıyla şirketin değerlemesinin yaklaşık 12 milyar dolar seviyesine ulaştığı söyleniyor.
Bu da OpenEvidence’ın yalnızca küçük girişim değil, sağlık sektöründe devasa etki yaratabilecek büyük teknoloji oyuncusuna dönüştüğünü gösteriyor.
Doktorlar gerçekten yapay zekâya güveniyor mu?
Rapordaki en ilginç detaylardan biri doktorların sistemi nasıl kullandığıyla ilgili.
NBC’ye konuşan birçok doktor, OpenEvidence’ın sunduğu kaynak bağlantılarına genellikle yalnızca “beklenmedik sonuç” gördüklerinde tıkladıklarını söylüyor. Yani sistem günlük kullanımda giderek daha fazla doğrudan güvenilen yardımcıya dönüşüyor.
Bu durum bazı uzmanları ciddi şekilde endişelendiriyor.
Özellikle genç doktorların ve tıp öğrencilerinin klinik düşünme becerilerinin zamanla zayıflayabileceği konuşuluyor. Missouri’de görev yapan anonim bir doktor, yapay zekâ araçlarının uzun vadede doktorların “gürültü içinden doğru sinyali ayıklama” becerisini köreltebileceğini söylüyor.
Başka bir deyişle doktorlar yapay zekâya ne kadar çok alışırsa kendi analitik reflekslerini o kadar az kullanabilir.
Bu aslında yalnızca sağlık sektörü için değil, yapay zekânın girdiği tüm alanlar için tartışılan büyük problem haline gelmiş durumda.
Yapay zekâ bazı durumlarda gerçekten işe yarıyor
Bununla birlikte sistem tamamen başarısız da değil.
Raporda verilen örneklerden birinde kullanıcı bilinçli olarak kötü hazırlanmış bir doktor raporunu OpenEvidence’a analiz ettiriyor. Yapay zekâ burada ciddi hasta güvenliği risklerini doğru şekilde tespit ediyor ve potansiyel subaraknoid kanama ihtimaline dikkat çekiyor.
Bu da yapay zekânın özellikle ikinci görüş veya hızlı kontrol mekanizması olarak faydalı olabileceğini gösteriyor.
Sorun şu ki kullanıcılar zamanla bu sistemleri yardımcı araç yerine doğrudan otorite olarak görmeye başlayabiliyor.
Sağlık sektöründe yeni dönem başladı
Genel tabloya bakıldığında sağlık dünyası artık geri dönüşü olmayan yeni döneme girmiş gibi görünüyor.
Doktorlar giderek daha fazla yapay zekâ desteği kullanıyor. Hastaneler bu sistemleri hızla benimsemeye başlıyor. Büyük teknoloji şirketleri ise sağlık alanındaki yapay zekâ yarışına milyarlarca dolar yatırım yapıyor.
Ancak hâlâ çok büyük soru işaretleri var.
Bu sistemlerin hata oranı ne kadar? Reklam modeli etik mi? Yapay zekâ doktorların kararlarını nasıl etkiliyor? Genç doktorların eğitim süreçleri zarar görüyor mu? Ve en önemlisi: Hastalar gerçekten tedavi sürecinde yapay zekâya güvenmek istiyor mu?
Şimdilik bu soruların net cevapları yok. Ancak OpenEvidence örneği gösteriyor ki yapay zekâ sağlık sektörünün tam merkezine çoktan yerleşmiş durumda.