Türkiye’de elektrikli otomobil şarj ücretleri Şubat 2026 itibarıyla önemli ölçüde yükseldi. Elektrikli araç sahipleri özellikle otoyol üzerindeki hızlı şarj istasyonlarında daha yüksek maliyetlerle karşılaşmaya başladı. Güncellenen tarifeler hem AC hem de DC şarj ücretlerini etkilerken en büyük artış DC hızlı şarj tarafında görüldü. Yeni dönemde kWh başına ücretler bazı noktalarda 17 TL seviyesine kadar çıktı. Bu değişimin arkasında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından devreye alınan esnek fiyatlandırma sistemi bulunuyor. Operatörlerin fiyat belirleme serbestliği kazanması şarj maliyetlerini doğrudan yukarı taşıdı.
Esnek fiyatlandırma sistemi devreye alındı
Şubat 2026 döneminde fiyatların yükselmesindeki en kritik unsur EPDK tarafından uygulamaya alınan esnek fiyatlandırma modeli oldu. Bu yeni sistemle birlikte şarj ağı operatörleri sabit fiyat yerine dinamik fiyatlandırma yöntemine geçti. Böylece ücretler günün saatine lokasyona ve istasyon yoğunluğuna göre değişebilir hale geldi. Şehir merkezlerindeki yoğun bölgeler ile otoyollardaki yüksek talep gören noktalarda fiyatlar daha yüksek seviyelere taşındı. Özellikle akşam saatlerinde ve hafta sonlarında yaşanan yoğunluk ücretlerin artmasına neden oluyor. Bu modelin temel hedefi elektrik şebekesi üzerindeki yükü daha dengeli dağıtmak olsa da sürücüler için maliyet baskısı kısa vadede artmış durumda.
Küresel enerji maliyetleri ve yatırım baskısı
Elektrikli otomobil şarj ücretlerindeki artış yalnızca düzenleme kaynaklı değil. 2025 yılının son çeyreğinden itibaren küresel enerji piyasalarında yaşanan maliyet yükselişi Türkiye’deki elektrik üretim maliyetlerini de etkiledi. Şarj istasyonları yüksek hacimli elektrik tüketen ticari işletmeler olarak bu artışı doğrudan hissediyor. Operatörler artan elektrik maliyetlerini hizmet bedellerine yansıtmak zorunda kaldı. Bunun yanında Türkiye’de elektrikli otomobil sayısının hızla yükselmesi de mevcut altyapı üzerinde ciddi bir talep baskısı oluşturdu. Özellikle hızlı şarj noktalarında yaşanan kuyruklar operatörleri daha fazla istasyon yatırımı yapmaya zorladı. Yeni istasyon kurulumları trafolar soğutma sistemleri ve yüksek güçlü dönüştürücüler gibi kalemler nedeniyle büyük bütçeler gerektiriyor.
AC ve DC şarj ücretleri ne kadar oldu
Yeni tarifeler şarj türlerine göre farklı seviyelerde uygulanıyor. AC şarj istasyonları daha düşük güçte çalıştığı için maliyet artışını daha sınırlı şekilde yansıttı. Şubat 2026 itibarıyla AC şarj ücretleri kWh başına ortalama 9 TL ile 11 TL bandına yerleşti. Bu tür istasyonlar genellikle AVM otoparklarında iş yerlerinde veya konut sitelerinde bulunuyor ve daha uzun süreli park avantajı sunuyor. DC hızlı şarj istasyonları ise yüksek teknoloji gerektirdiği için maliyet artışından en fazla etkilenen segment oldu. Trugo ZES ve Eşarj gibi popüler şarj ağlarının otoyol üzerindeki DC istasyonlarında fiyatlar kWh başına 14 TL ile 17 TL seviyesine kadar yükseldi. Bu artış şehirlerarası yolculuk yapan kullanıcıların maliyet hesabını ciddi şekilde değiştirmiş durumda.
Togg T10X şarj maliyeti dikkat çekti
Yeni tarifelerin etkisi özellikle büyük bataryalı araçlarda daha belirgin şekilde hissediliyor. Ortalama 88.5 kWh bataryaya sahip olan Togg T10X modeli üzerinden yapılan hesaplamalar maliyet artışını net biçimde ortaya koyuyor. Bir sürücünün aracını yüzde 20 seviyesinden yüzde 80 doluluğa kadar doldurması için yaklaşık 53 kWh enerji alması gerekiyor. DC hızlı şarj istasyonlarında kWh başına 15 TL gibi bir ücret hesaplandığında bu işlem yaklaşık 800 TL seviyesini aşabiliyor. Bazı istasyonlarda fiyatın 17 TL seviyesine çıkması durumunda maliyet 900 TL bandına kadar yükselebiliyor. Bu tablo elektrikli otomobillerin ekonomik kullanım avantajını azaltmasa da özellikle otoyol kullanımında tasarruf farkını düşürüyor. Buna rağmen evde şarj imkanı olan kullanıcılar için avantaj hala önemli ölçüde devam ediyor.
Evde şarj çözümleri yeniden gündemde
Elektrikli otomobil sahipleri için bu yeni dönemde en güçlü alternatif evde şarj seçeneği olarak öne çıkıyor. Gece tarifesinden faydalanarak şarj yapan kullanıcılar kamuya açık istasyonlara kıyasla çok daha düşük maliyetle araçlarını doldurabiliyor. Bu durum özellikle müstakil ev sahipleri ve kendi wallbox cihazını kurabilen apartman sakinleri için büyük avantaj sağlıyor. Kamuya açık istasyonlarda fiyatların yükselmesiyle birlikte bireysel şarj altyapısına yatırım yapma eğiliminin artması bekleniyor. Wallbox cihazları daha hızlı ve daha güvenli şarj imkanı sunarken uzun vadede maliyetleri düşürebiliyor. Ayrıca şirketlerin otoparklarında şarj noktası kurma talebinde de artış yaşanabileceği değerlendiriliyor. Bu gelişme elektrikli otomobil kullanım alışkanlıklarının şehir içi odaklı hale gelmesine yol açabilir.

Şarj ağı operatörleri yeni rekabet dönemine giriyor
Esnek fiyatlandırma sistemiyle birlikte Türkiye’de şarj ağı sektöründe rekabetin yeni bir boyuta taşınması bekleniyor. Operatörler artık sadece fiyat üzerinden değil hizmet kalitesi ve ek avantajlar üzerinden de rekabet etmek zorunda kalacak. Aylık abonelik paketleri belirli kWh kullanımına yönelik indirimli planlar ve sadakat programları daha yaygın hale gelebilir. Bazı markaların elektrikli otomobil üreticileriyle iş birliği yaparak özel kampanyalar sunması da olası görünüyor. Rezervasyon sistemi ile istasyon doluluk takibi gibi özellikler sürücü deneyimini iyileştirmek için daha kritik hale geldi. Şarj noktalarında bekleme sürelerinin azalması için yeni yatırımlar hızlanabilir. Bu süreç Türkiye’de elektrikli araç ekosisteminin olgunlaşması açısından önemli bir döneme işaret ediyor.