Epstein belgeleri teknoloji dünyasını sarstı

ABD Adalet Bakanlığı belgeleri Jeffrey Epstein ile elektrikli araç girişimleri arasındaki bağlantıları ortaya koydu.
Epstein belgeleri teknoloji dünyasını sarstı

ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılan Jeffrey Epstein belgeleri teknoloji ve yatırım dünyasına ilişkin dikkat çekici iddialar içeriyor. Jeffrey Epstein belgeleri kapsamında Silikon Vadisi merkezli bazı elektrikli araç girişimleriyle dolaylı temaslar kurulduğu öne sürüldü. Belgelerde adı geçen David Stern isimli iş insanının Epstein ile olan yakın ilişkisini yatırım süreçlerinde kullandığı iddia ediliyor. Özellikle Faraday Future Lucid Motors ve Canoo gibi şirketlerin çeşitli yazışmalarda yer aldığı belirtiliyor. Jeffrey Epstein belgeleri Stern’in 2008 yılından itibaren Çin merkezli yatırım arayışlarında Epstein üzerinden finansal destek sağlamaya çalıştığını gösteriyor. Sızıntılarda Stern’in farklı elektrikli araç projelerini Epstein’a sunduğu ifade ediliyor. Belgeler Epstein’ın doğrudan yatırım yapmaktan ziyade bağlantı ağı üzerinden süreci takip ettiğini ortaya koyuyor. Jeffrey Epstein belgeleri Silikon Vadisi ile uluslararası sermaye arasındaki karmaşık ilişkilere dair yeni bir tartışma başlattı.

Jeffrey Epstein belgelerinde elektrikli araç yatırımları

Jeffrey Epstein belgeleri David Stern’in elektrikli araç sektöründeki bazı şirketlerle yakın temas içinde olduğunu gösteriyor. Sızıntılara göre Stern Faraday Future şirketine yüz milyonlarca dolar yatırım yapılması için Epstein’ı ikna etmeye çalıştı. Aynı dönemde Lucid Motors hisselerinin satın alınmasına yönelik görüşmelerin de yapıldığı iddia ediliyor. Belgeler bu girişimlerin özellikle Çin merkezli yatırımcılarla bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. 2010’lu yılların başında Silikon Vadisinde otonom sürüş ve elektrikli araç teknolojilerine yönelik yoğun bir sermaye akışı yaşandığı biliniyor. Jeffrey Epstein belgeleri bu süreçte finansman kaynaklarının her zaman şeffaf olmadığını öne sürüyor. Çin devletine bağlı otomobil üreticileri ve özel yatırımcıların bölgede ofisler açtığı ve yerel girişimler üzerinden yatırım yaptığı belirtiliyor. Stern’in bu dönemde Faraday Future ve Lucid Motors gibi şirketlerdeki hisse hareketlerini Epstein ile paylaştığı yazışmalarda yer alıyor. Belgeler yatırım süreçlerinin yalnızca teknoloji geliştirme amacı taşımadığını aynı zamanda hızlı finansal kazanç hedeflediğini gösteriyor.

64d75bfb-5e0a-4239-b46d-c69b1f25b5f6.webp

Lucid Motors ve içeriden bilgi iddiası

Jeffrey Epstein belgeleri içerisinde Lucid Motors ile ilgili dikkat çekici ayrıntılar bulunuyor. O dönemde henüz seri üretime geçmemiş olan Lucid Motors batarya tedarikçisi konumundaydı ve finansal zorluklar yaşıyordu. Belgelerde Stern ve Epstein’ın Morgan Stanley üzerinden şirketle ilgili içeriden bilgi toplamaya çalıştığı iddia ediliyor. Sızıntılara göre Ford şirketinin Lucid Motors için bir satın alma teklifi sunduğuna dair bilgi Epstein’a iletildi. Stern ve Epstein’ın hisseleri düşük fiyattan alarak olası bir resmi satın alma açıklaması sonrasında kar elde etmeyi planladığı öne sürülüyor. Ancak belgelerde bu yatırımın gerçekleşmediği görülüyor. Ayrıca Faraday Future kurucusunun Lucid Motors üzerindeki yüzde otuzluk hisseyi ele geçirme girişimlerine dair ifadeler de yer alıyor. Jeffrey Epstein belgeleri elektrikli araç sektöründe yaşanan yatırım trafiğinin ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu ortaya koyuyor. Belgelerde yer alan yazışmalar finansal stratejilerin teknoloji projeleriyle iç içe ilerlediğini gösteriyor.

Canoo ve Çin bağlantıları dikkat çekti

Jeffrey Epstein belgeleri Canoo isimli elektrikli araç girişimine ilişkin de önemli iddialar içeriyor. 2018 yılında ortaya çıkan Canoo şirketinin yatırımcı yapısının uzun süre kamuoyuna açıklanmadığı biliniyor. Sızıntılara göre David Stern şirketin üç ana kurucu yatırımcısından biri olarak yer aldı. Belgelerde Stern’in Çin ve Tayvan merkezli üst düzey iş insanlarıyla güçlü bağlantılara sahip olduğu belirtiliyor. Epstein’ın bu şirketlere doğrudan kendi adına yatırım yapmadığı ancak Stern üzerinden gelişmeleri yakından takip ettiği ifade ediliyor. Yazışmalar Stern ve Epstein’ın projelere yalnızca teknolojik potansiyel açısından değil finansal nakit akışı perspektifinden yaklaştığını gösteriyor. Jeffrey Epstein 2008 yılında reşit olmayanlarla ilgili suçlardan hüküm giymişti ve belgelerdeki yazışmaların büyük bölümü bu tarihten sonraki dönemi kapsıyor. Buna rağmen bazı yatırım aktörlerinin Epstein ile temasını sürdürdüğü iddia ediliyor. Jeffrey Epstein belgeleri teknoloji ve finans dünyasında etik tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Belgelerde yer alan bilgiler yatırım ağlarının güç ve bağlantı temelli işleyişine dair kapsamlı bir tablo ortaya koyuyor.

Yorum Yaz

Yorumun minimum 10 karakter olmalıdır. (0)

Yorumlar