Sosyal medyada paylaşılan bir video uzun süre kullanılmayan SSD depolama birimlerinde veri kaybı yaşanabileceği iddiasını yeniden gündeme taşıdı. Videoda yapılan teknik açıklamalar SSD teknolojisinin çalışma mantığı nedeniyle belirli koşullarda veri bütünlüğünün bozulabileceğini öne sürdü. İddiaya göre SSD uzun süre elektriksiz kaldığında içeride saklanan veriler zamanla değişime uğrayabiliyor. Bu durum SSD’lerin her koşulda güvenli arşiv çözümü olarak görülmesinin doğru olmayabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle yıllarca kullanılmadan bekletilen sürücülerde veri bozulma riskinin artabileceği belirtiliyor. Kullanıcılar bu iddia sonrasında SSD’lerin veri saklama süresi hakkında daha fazla bilgi aramaya başladı. Paylaşımlar teknik olarak mümkün görülen bir durumun gündelik kullanımda ne kadar risk oluşturduğunu tartışmaya açtı.
NAND flash yapısı veri saklama mantığını belirliyor
SSD’ler verileri NAND flash bellek adı verilen özel bir depolama teknolojisi üzerinde saklıyor. Bu sistemde bilgiler transistör hücrelerine uygulanan voltaj sayesinde elektronların belirli bir bölgede tutulmasıyla 1 ve 0 şeklinde kaydediliyor. Hücre içinde tutulan elektrik yükü aslında verinin kendisini temsil ediyor. Bu nedenle SSD’lerde veri saklama işlemi fiziksel olarak elektrik yükünün korunmasına dayanıyor. NAND hücreleri çok küçük olduğu için depolanan bilginin kararlı şekilde korunması kritik önem taşıyor. Depolama birimi çalışırken kontrolcü bu hücreleri sürekli izleyerek hata düzeltme işlemleri uygulayabiliyor. Ancak SSD tamamen enerjisiz kaldığında bu mekanizma devre dışı kalıyor. Bu da uzun süre boyunca güç almayan sürücülerde veri bütünlüğü açısından teorik risk yaratabiliyor.
Elektron kaçağı bit değerlerini değiştirebiliyor
Teknik açıklamalara göre SSD uzun süre elektriksiz kaldığında hücrelerde tutulan elektronlar zamanla yer değiştirebiliyor. Bu süreç elektron kaçağı olarak tanımlanıyor ve NAND flash bellek yapısının doğası gereği ortaya çıkabiliyor. Hücrelerin hacmi çok küçük olduğu için tek bir elektronun bile yer değiştirmesi depolanan bit değerini etkileyebiliyor. Böyle bir durumda bazı bitler 0’dan 1’e ya da 1’den 0’a dönebiliyor. Sonuç olarak dosyalar hatalı okunabiliyor veya bazı veriler tamamen erişilemez hale gelebiliyor. Bu problem genellikle ani bir veri silinmesi şeklinde değil zamanla biriken küçük bozulmalar şeklinde ortaya çıkıyor. Kullanıcı açısından bu durum bozuk fotoğraflar açılmayan arşiv dosyaları veya sistem yedeklerinin çalışmaması gibi sonuçlar doğurabiliyor. Bu nedenle SSD’lerin uzun süre kullanılmadan bekletilmesi arşivleme açısından riskli olabiliyor.
HDD ile SSD arasındaki fark arşiv için önemli
SSD’lerde yaşanabilen bu durumun temel nedeni verinin elektrik yüküyle saklanması olarak gösteriliyor. Buna karşılık geleneksel sabit diskler yani HDD modelleri verileri manyetik alan yönelimi ile depoluyor. HDD’lerde veri kaybı elektron kaçışından değil fiziksel aşınma ve manyetik yüzeyin zamanla bozulması gibi süreçlerden kaynaklanıyor. Bu nedenle HDD’lerin enerjisiz kaldığında veri saklama süresi teorik olarak daha uzun olabiliyor. Uzman yorumlarında SSD’nin kısa sürede veriyi tamamen sileceği gibi bir sonuç çıkarılmaması gerektiği vurgulanıyor. Ancak yıllarca çekmecede bırakılan SSD’lerde veri bütünlüğü bozulabileceği ifade ediliyor. Özellikle tek bir SSD üzerinde tutulan arşiv verileri için bu durum önemli bir risk oluşturabiliyor. Bu nedenle uzun süre saklanacak dosyalar için birden fazla yedek oluşturulması ve depolama cihazlarının belirli aralıklarla çalıştırılması öneriliyor.