Meta akıllı gözlüklerine yüz tanıma entegrasyonu
Meta şirketinin yapay zeka destekli akıllı gözlüklerine yüz tanıma özelliği ekleme planı ortaya çıktı. Şirket bu tartışmalı güncellemeyi ABD'deki siyasi karmaşa ortamında sessizce hayata geçirmeyi planlıyor. Meta'nın iç yazışmaları sivil toplum gruplarının dikkatinin başka konulara yöneldiği bu dönemde harekete geçme stratejisini açığa çıkardı.

Meta akıllı gözlüklerine yüz tanıma teknolojisini entegre etmeye hazırlanıyor. Şirket bu özelliği kullanıcılar arasında daha güçlü bağlantılar kurmak amacıyla geliştiriyor. Ancak yüz tanıma teknolojisi yıllardır hassas bir tartışma konusu olmaya devam ediyor. Meta 2021 yılında Facebook platformunda yüz tanıma sistemlerini tamamen kapatmıştı. Kullanıcılar fotoğraf etiketleme sürecinde otomatik yüz algılama özelliğine sert tepkiler göstermişti. Şirket bu tepkiler sonrasında tüm yüz tanıma işlemlerini durdurma kararı almıştı. Ancak son dönemde Meta hesap güvenliği için Face ID sistemini sessizce geri getirdi.
Şirketin akıllı gözlüklerine bu teknolojiyi eklemesi sürpriz sayılmaz. Ancak bu adım kullanıcı olmayan kişilerin gizliliği konusunda büyük tartışmalar yaratabilir. Meta'nın bu verilerle oluşturabileceği geniş bilgi ağı endişe uyandırıyor. Şirket bu durumun tartışmalara yol açacağının tamamen farkında. Meta olumsuz etkileri sınırlamak için özel bir strateji geliştirmiş durumda. New York Times'ın haberine göre şirketin iç yazışmaları bu planı açıkça ortaya koyuyor.
Siyasi karmaşa kalkan olarak kullanılıyor

Meta'nın iç belgelerinde dikkat çekici bir ifade yer alıyor. Şirket yöneticileri dinamik siyasi ortamda faaliyete geçeceklerini belirtiyor. Belgede sivil toplum gruplarının kaynaklarını başka konulara odakladığı vurgulanıyor. Meta bu durumu kendisini eleştirebilecek grupların dikkatinin dağılması olarak değerlendiriyor. Şirket bu fırsatı yüz tanıma özelliğini sessizce devreye almak için kullanmayı planlıyor. Bu yaklaşım Meta için yeni bir strateji sayılmaz. Şirket geçmişte de benzer taktikler uygulayarak düzenlemelerden kaçınmaya çalıştı.
Meta'nın geçmişi tartışmalı uygulamalarla dolu. 2009 yılında Cambridge Üniversitesi Facebook profillerinin milyonlarca kişinin verilerini nasıl açığa çıkardığını gösterdi. 2012 yılında şirket 700 bin kullanıcının haber akışını değiştirerek duygusal manipülasyon deneyi yaptı. Kullanıcılar bu deneyin parçası olduklarını hiç bilmedi. Araştırma sonuçları gösterilen içeriğin kullanıcıların ruh halini doğrudan etkilediğini ortaya koydu. 2019 yılında Meta genç kullanıcılara ödeme yaparak uygulama aktivitelerini izledi. Bu uygulama Apple'ın hizmet şartlarını ihlal ettiği için kapatıldı.
Şirket içi belgeler bilinçli tercihleri gösteriyor
2020 yılında sızdırılan şirket içi notlar Meta'nın Facebook'un kutuplaşmayı artırdığını bildiğini gösterdi. Ancak şirket bu verileri etkileşimi etkileyeceği endişesiyle rafa kaldırdı. 2021 yılında eski Meta çalışanı Frances Haugen önemli iddialar ortaya attı. Haugen şirketin platformun zararlı unsurlarına karşı önlem almaktan kasten kaçındığını söyledi. Meta'nın iç araştırmaları nefret söylemi ve aşı karşıtı içerikle mücadelede başarısız olduğunu gösteriyordu. Aynı araştırmalar Instagram'ın gençler için zararlı olduğunu da ortaya koyuyordu. Yine 2021 yılında Meta Facebook ve Instagram'daki algoritmik güçlendirmeyi izleyen Alman araştırma projesini kapattı.
2023 yılında Mark Zuckerberg Harvard Üniversitesi'ne 500 milyon dolar bağış yaptı. Bu bağışın ardından Facebook'taki dezenformasyonu inceleyen araştırma projesi kapatıldı. Aynı yıl mahkeme belgelerinde Zuckerberg'in gençlerin refahını iyileştirme girişimlerini bizzat engellediği ortaya çıktı. Zuckerberg üst düzey yöneticilerin kararlarını defalarca geçersiz kılmıştı. 2025 yılında Meta'nın yapay zeka sistemini korsan kitaplardan oluşan yasadışı kütüphane ile eğittiği belirlendi. Çeşitli araştırmalar Facebook'un özellikle küçük ülkelerde siyasi bölünmeyi artırdığını gösteriyor.
Meta'nın tartışmalı güncellemeleri gizleme konusunda deneyimli olması şaşırtıcı sayılmaz. Ancak bu durum şirketin yaklaşımını meşru kılmaz. Meta olumsuz tepki alacağını bildiği bir değişikliği gizlemeye çalışıyor. Bu yaklaşım kullanıcılar için ciddi gizlilik riskleri taşıyor. Şirketin geçmiş uygulamaları göz önüne alındığında bu adıma karşı dikkatli olmak gerekiyor.