Pinball video oyunları Space Cadet 3D ile başlayan uzun bir geleneğe sahip. Amano stüdyosu ise bu türü Playdate'in küçük ekranına başarıyla uyarlıyor. Devils on the Moon Pinball geçen hafta piyasaya sürülerek büyük beğeni topladı. Geliştiriciler JP ve Mario doğrudan Pokémon Pinball'dan etkilendiklerini belirtiyor. Mario'nun özel oyun motoru fikri bu projenin temelini oluşturuyor. Gerçek hayatta pinball oynamak pahalı ve yer kaplayan bir hobi. Bu oyun ise o ihtiyacı cebimize sığdırarak karşılıyor. Kontroller yön tuş takımı ve A tuşu ile son derece basit tasarlanmış. Sol ve sağ kanatçıklar bu tuşlarla kontrol edilerek top havada tutuluyor. Aşağı tuşu topu fırlatırken diğer tuşlar masayı eğme işlevi görüyor. Kol desteği bulunmamasına rağmen oynanış bundan etkilenmiyor. Fizik motoru tutarlı tepkiler vererek adil bir deneyim sunuyor. Topun sekmeleri bazen şaşırtsa da haksızlık hissi yaratmıyor. İyi bir refleksle çoğu durumun üstesinden gelmek mümkün oluyor.
Sanal dünyada patron savaşları ve yeni mekanikler

JP ve Mario oyunu gerçekçi değil stilize fizik kurallarıyla kurguladıklarını açıklıyor. Ekranın geniş yapısı nedeniyle topun havada süzülmesi gerekiyor. Aksi takdirde top çok hızlı aşağı inerek oynanışı bozabilirdi. Masa tasarımı sanal doğanın avantajlarını sonuna kadar kullanmayı başarıyor. Üç dikey seviye ve her birine özel kanatçıklar mevcut. Gerçek rampalar olmasa da bu bölümler çeşitlilik sağlıyor. Oyun modlarını tamamlayanlar dev patron savaşlarıyla karşılaşıyor. Topun farklı bir alana ışınlanması bu savaşların özelliği. Can barını tüketmek için düşmana defalarca vurmak gerekiyor. Fiziksel makinelerde böyle entegre savaşlar görmek zor. Kurallar basit tutularak yeni oyunculara kolaylık sağlanıyor. Aynı zamanda zorluk dengesi korunarak sıkıcılık önleniyor. Kullanıcı dostu yapısı geniş kitlelere hitap etmeyi başarıyor. Playdate kütüphanesindeki en dikkat çeken yapım olmaya aday. Ses ve görsel sunum kalitesi de bu başarıyı destekliyor. Gecikme veya takılma sorunları olmadan akıcı bir deneyim sunuluyor. Belirgin görsel kimlik oyuncuyu oyun alanına hapsediyor. Arka plan müziği uzun seanslarda bile sıkıcılık yaratmıyor. Bip sesleri gerçek masanın hissini dijital ortama taşıyor. Her yere taşınabilen konsol ile kısa tur atmak mümkün. Üç katlı masanın çeşitliliği ilgiyi canlı tutuyor. Puanı en üst düzeye çıkarmak asıl hedef olarak beliriyor.