Rusya 12 Şubat Perşembe günü itibarıyla dijital iletişimde yeni bir döneme giriyor. Ülkenin internet düzenleyicisi WhatsApp hizmetini resmi dizininden çıkarıyor. Bu adım uygulamayı fiilen Rus internet ekosisteminden siliyor. Financial Times kaynaklarına göre yaklaşık 100 milyon kullanıcının erişimi bir anda kesiliyor. Aynı dönemde kullanıcılar için yeni bir seçenek öne çıkarılıyor. Max isimli hükümet destekli mesajlaşma ve süper uygulama projesi agresif biçimde pazarlanıyor. Bu yapı Rusya’da iletişim alışkanlıklarının yönünü devlet kontrolünde yeniden çizme denemesi olarak yorumlanıyor. Karar ifade özgürlüğü ve veri güvenliği tartışmalarını daha da sertleştiriyor.
Max uygulaması devlet gözetimi için yeni bir kanal oluşturuyor
Max yapısı görünüşte WhatsApp ve Telegram benzeri özellikler sunuyor. Arayüz olarak Çin merkezli WeChat modeline yakın bir süper uygulama mantığı izliyor. Uygulama ünlüler üzerinden tanıtılıyor. Eğitim kurumlarında teşvik ediliyor. Bazı mobil cihazlarda önceden yüklü olarak sunuluyor. The Insider tarafından paylaşılan bilgilere göre birçok kullanıcı için Max tek pratik seçenek haline geliyor. Ancak bu yapı önemli bir fark taşıyor. Kullanıcılar hesap açarken faaliyetlerinin devlet kurumlarıyla paylaşılmasına açıkça onay veriyor. Herhangi bir uçtan uca şifreleme standardı görünmüyor. Bu nedenle Max iletişimi güvenli bir kanal olmaktan çok gözetim odaklı bir altyapı haline geliyor. Rusya bu dönüşümü teknoloji egemenliği söylemiyle meşrulaştırmaya çalışıyor.
Telegram ve WhatsApp üzerindeki baskı yılların devamı niteliğinde

Rusya’nın mesajlaşma uygulamalarıyla ilişkisi uzun süredir gerilimli ilerliyor. Devlet 2018 yılında Telegram’ı tamamen kapatmaya çalıştı. Bu girişim teknik olarak başarısız oldu ve birçok başka internet hizmetinin de bozulmasına yol açtı. Süreç sonunda yasak fiilen gevşedi. 2022 yılında Ukrayna işgalinin ilk aylarından itibaren baskı tekrar arttı. Protestolara yönelik sert müdahaleler ve medya sansürü uluslararası kuruluşlar tarafından emsalsiz olarak tanımlandı. Geçen yıl Aralık ayında WhatsApp hizmet hızında yüzde yetmişe varan yavaşlamalar rapor etti. Şimdi alınan karar önceki hamlelerden daha sert bir çizgiye işaret ediyor. Telegram’a erişimin aynı dönemde kesilmesi tabloyu daha net hale getiriyor. Devlet popüler bağımsız mesajlaşma kanallarını aynı anda devre dışı bırakmaya çalışıyor.
Resmi söylem güvenlik ve egemenlik vurgusu üzerine kurulu
Rus yetkililer bu baskıyı yaptırım altındaki ülkenin dijital egemenliğini koruma çabası olarak sunuyor. Açıklamalarda vatandaşların dolandırıcılık ve terör saldırılarından korunması hedefi öne çıkarılıyor. WhatsApp üzerinde gelişen dolandırıcılık faaliyetleri bu söyleme destek için örnek gösteriliyor. Dünya genelinde bazı hükümetler de kendi güvenlik kaygıları doğrultusunda alternatif mesajlaşma kanallarını teşvik ediyor. Fransa üst düzey devlet görevlileri için farklı uygulamalar kullanıyor. Meta tarafında da Meta ile kamu otoriteleri arasında veri paylaşımına dair tartışmalı raporlar ortaya çıkmış durumda. Tüm bu gerçekler WhatsApp gibi platformların mutlak güven simgesi olmadığını gösteriyor. Ancak yine de uçtan uca şifreleme standartları ve şeffaflık ilkeleri kullanıcı algısında önemli bir fark yaratıyor. Bu fark devletlerin şifresiz yerel çözümleri dayatmasını zorlaştıran nadir fren mekanizmalarından biri oluyor.
Rusya için yeni adım dijital kamusal alanı yeniden tanımlıyor
Rusya son on yılda siyasi özgürlükler alanında keskin bir gerileme yaşadı. Belarus protestolarına verilen destekten iç muhalefetin bastırılmasına kadar birçok adım otoriter yapıyı güçlendirdi. Alexey Navalny etrafındaki hareketin yükselişi ve ardından gelen çöküş bu sürecin sembolü haline geldi. Ukrayna savaşı sonrası dönemde ifade özgürlüğüne yönelik baskı daha da yoğunlaştı. Şimdi mesajlaşma altyapısının yeniden çizilmesi bu tabloya yeni bir katman ekliyor. Max uygulaması geniş kitleler tarafından benimsenirse devlet dijital özel alan üzerinde benzeri görülmemiş bir denetim elde edebilir. Buna rağmen geçmişteki başarısız yasak girişimleri Rusya’nın teknik sınırlarını da hatırlatıyor. Toplulukların yeni araçlar üretme becerisi bu tür adımlara karşı zaman içinde alternatif yollar bulabilir.