Bitcoin piyasasında uzun süredir referans kabul edilen dört yıllık döngü modeli giderek daha az belirleyici hale geliyor. Geçmişte blok ödülü yarılanmalarıyla ilişkilendirilen bu model fiyat hareketlerinin temel çerçevesini oluşturuyordu. Ancak son dönemde politik gelişmelerin ve likidite beklentilerinin artan etkisi bu yapının sorgulanmasına yol açtı. Piyasa dinamikleri artık zincir içi verilerden çok hükümet politikaları ve merkez bankalarının dolaylı adımlarına odaklanıyor. 2025 yılı boyunca küresel hisse senedi piyasaları güçlü bir ralli sergilerken Bitcoin aynı ölçüde yükselmedi. Bu ayrışma yatırımcıların genel risk iştahından ziyade likidite zamanlamasını fiyatladığını gösteriyor. Klasik modele göre 2026 başları geç döngü veya zirve sonrası bir döneme işaret ederken mevcut fiyat davranışı bu geçişin ertelendiğine işaret ediyor. Uzmanlar bu tabloyu Bitcoin’in giderek daha makro odaklı bir varlığa dönüşmesiyle açıklıyor.
Likidite beklentileri ve örtük parasal genişleme etkisi
Seul merkezli Tiger Research’te kıdemli analist olarak görev yapan Ryan Yoon Bitcoin fiyatlamasında likidite beklentilerinin belirleyici hale geldiğini vurguluyor. Yoon’a göre Bitcoin piyasalar örtük parasal genişleme beklentisi oluşturduğunda bu beklentiye önceden tepki verme eğilimi gösteriyor. Örtük parasal genişleme merkez bankalarının resmi varlık alımları olmaksızın mali veya idari araçlarla finansal koşulları gevşetmesini ifade ediyor. Bu süreçte borçlanma maliyetleri baskılanırken piyasalara dolaylı bir likidite akışı sağlanıyor. Bitcoin’in bu tür sinyallere yüksek duyarlılık göstermesi onu geleneksel risk varlıklarından ayırıyor. Yoon bu nedenle Bitcoin’in çoğu zaman likidite döngüsüne öncülük ettiğini belirtiyor. Bu yaklaşım dört yıllık döngü modelinin yerini daha esnek ve politika merkezli bir çerçevenin aldığını gösteriyor. Piyasa katılımcıları artık blok ödülü takviminden çok mali ve idari hamleleri izliyor.
ABD politikası ve finansal baskılama süreci
Bu dönüşümün arka planında özellikle ABD merkezli politik gelişmeler öne çıkıyor. Binance tarafından yayımlanan 2025 Yılı Değerlendirmesi ve 2026 Temaları raporu mevcut ortamı finansal baskılama olarak tanımlıyor. Rapora göre maliye ticaret ve para politikası arasındaki sınırlar giderek bulanıklaşıyor. Donald Trump’ın gümrük vergileri üzerinden yürüttüğü ticaret politikaları ve Jerome Powell’a yönelik faiz indirimi çağrıları bu süreci hızlandırıyor. Geleneksel parasal sıkılaştırma yerine mali genişleme ve idari müdahalelerle finansal koşulların yönetilmesi öne çıkıyor. Bu yaklaşım borçlanma maliyetlerini baskılarken reel getirileri aşağı çekiyor. Sonuç olarak devlet tahvilleri ve bankacılık kredileri yatırımcılar için daha az cazip hale geliyor. Raporda bu ortamın dijital varlıklar için yapısal olarak destekleyici olduğu ifade ediliyor. Alternatif finansal raylara yönelim bu politikaların doğal bir sonucu olarak görülüyor.

Kurumsal talep düzenlemeler ve 2026’ya giden yol
Kurumsal tarafta spot Bitcoin ETF’leri fiyatlar için yapısal bir destek sunmaya devam ediyor. Ancak uzmanlar nihai yönün politik gelişmelerle belirleneceği konusunda hemfikir. Presto Research Araştırma Direktörü Peter Chung kripto sektörünün ABD’de giderek güçlenen bir lobi etkisine sahip olduğunu belirtiyor. Chung yaklaşan 2026 ara seçimlerinin yasa yapıcılar için kripto lehine düzenlemeleri daha cazip hale getirdiğini ifade ediyor. Bu bağlamda CLARITY Act gibi düzenleme girişimleri sektörün uzun vadeli büyümesinde kritik rol oynayabilir. Öte yandan Ryan Yoon önümüzdeki 12 ayın belirleyici bir pencere olduğuna dikkat çekiyor. Yoon’a göre düzenlemeler likidite genişlemesiyle uyumlu bir zamanlamaya oturmazsa fiyat üzerindeki etkileri sınırlı kalabilir. ABD öncülüğünde gündeme gelen trilyonlarca dolarlık harcama paketleri ise kamu borcunu artırarak FED’in hareket alanını daraltıyor. Bu durum idari kanallardan sağlanan örtük likidite riskini yükseltiyor. Uzmanlara göre Bitcoin bu yeni rejimde klasik döngülerden çok politika ve likidite ekseninde şekillenen bir varlık olarak konumlanıyor.
*Yatırım tavsiyesi değildir.