Catterick: Anarşi ve Chris Rea şarkıları

Hızla kontrolden çıkan bu dizi Vic ve Bob'un başrolünde oynadığı Catterick bir kardeş ziyaretiyle başlar. Olay örgüsü o kadar gevşek ki geometri konferansından daha fazla yan konuya dalıyor. George Clooney'nin yırtılmış posterlerinden akılda kalıcı dans gösterilerine kadar her sahne tuhaf ama bir o kadar da eğlenceli. Eğer kafa karıştırıcı İngiliz komedisini seviyorsanız bu dizi tam sizin için.
Maymun Tozu: Karanlık ve hipnotik

Maymun Tozu (Monkey Dust) 2000'li yılların ortalarında BBC Three'de yayınlanan animasyon dizisidir. Milenyum sonrası İngiliz hayatının en karanlık kesitini sunuyor. Her hafta aynı şehir sakinlerinin başına trajik, çarpık ve kabus gibi olaylar geliyor. Neden Clive sapkın eylemler yapıyor? Boşanmış Baba nasıl kurtulup da haftaya geri dönüyor? Bu dizi o kadar hipnotik ve karanlık ki buna benzer bir şey görmedim.
OA: Boyutlararası karmaşa

OA izlerken sabahın 2'sinde uyanıp "Neredeyim?" diye sorabilirsiniz. Boyutlararası yolculuklar zaman yolculuğu hiçbir yere varmayan felsefi sohbetler. Hiçbir şey anlamıyor olsanız bile ekrandan gözünüzü alamıyorsunuz.
Bayan Davies: Rahibeler ve yapay zeka
Bayan Davies (Mrs. Davies), Betty Gilpin'in başrolünde oynadığı muhteşem bir dizi. Ortaçağ gizli topluluklarından başlıyor sonra günümüze ve iyi niyetli bir yapay zeka tarafından yönetilen dünyaya geçiyor. Suçla mücadele eden rahibeler her bölümü daha tuhaflaşıyor ama sonunda her şey yerine oturuyor.
Lejyon: Zihin sarayları ve Aubrey Plaza

Lejyon (Legion), Marvel'ın en kafa karıştırıcı yan dizisi. Süper kahramanlar yok bunun yerine paranoyak şizofren bir zihnin içinde kötü bir varlık Aubrey Plaza'nın duvara sıkışması ve Jemaine Clement'in 1970'ler temalı bir zihin sarayında hapsolması var. Tamamen saçma ama harika.
Artanlar: Yüzde iki yok oldu

Artanlar (The Leftovers) dünya nüfusunun yüzde ikisinin aniden yok olmasıyla başlıyor. Geride kalanlar bunun nedenini anlamaya çalışıyor. Her sezon bir öncekinden daha tuhaf hale geliyor ama güçlü senaryosu sizi sonuna kadar bağlı tutuyor. Sonun ne olduğunu tam anlamıyor olsanız bile muhteşem bir macera.
Mahkum: Dev beyaz balonlar
Mahkum (The Prisoner) 60'ların en güzel tasarımını ve müziğini sunuyor. Bir ajan gizli bir köyde tutsak ediliyor ve kaçmaya çalışanları dev beyaz balonlar kovalıyor. Korkutucu kafa karıştırıcı ve sonsuza dek büyüleyici.
Batı Dünyası: Sanat enstalasyonu

Batı Dünyası (Westworld) zamanla bir dramadan çok bir sanat enstalasyonuna dönüşüyor. Neler olup bittiğini anlamaya çalışmaktan vazgeçip sadece güzel görsellerin içinde kayboluyorsunuz. Açılış jeneriği ve teması harika ama anlamlı olması öncelik değil.
Hiçbir Yer Adamı: Silinen kimlik

Hiçbir Yer Adamı (Nowhere Man), The Prisoner'ın ABD versiyonu gibi. Bir adamın kimliği siliniyor ve bilinmeyen bir komploya dair bir fotoğraf çektiği için sürekli takip ediliyor. Tersine dönüşler, ihanetler ve yıkıcı ifşaatlarla dolu. Hiç kimse göründüğü gibi değil.
Karanlık: Paradoks ve aile ağaçları
Karanlık (Dark), kaybolan bir çocukla başlayan ve sebep-sonuç ilişkisi, özgür irade ve devasa aile paradokslarıyla örülü. Gelmiş geçmiş en akıl almaz dizi. Her sezonuyla daha derin bir paradoksun içine çekiliyor ve sonunda hiçbir şey anlamıyor olsanız bile muhteşem.
Vatansever: Folk müzisyen ve casusluk

Vatansever (Patriot), depresif bir folk müzisyeni ve eşofmanlı kardeşinin küresel jeopolitik için verdikleri mücadeleyi anlatıyor. Casusluk entrikası, iş yeri komedisi, dedektif draması ve sürrealizm iç içe geçmiş. Hem karmaşık hem de kahkaha attıracak kadar komik. Kafa karıştırıcı gerilim ve komedi mükemmel bir dengeyle sunuluyor.