Dizi tarihsel olarak Ejderhaların Dansı'ndan 80 yıl sonra ve Robert Baratheon'un isyanından 75 yıl önce geçiyor. House of the Dragon ile Game of Thrones arasındaki o boşluğu dolduran yapım, ejderhaların artık yok olduğu ama Targaryen hanedanının hala tahtta oturduğu bir dönemi anlatıyor.
Duncan ve Egg: Dev bir şövalye ile gizemli bir yaverin tanışması
Hikaye Ser Duncan'ın yaşlı ustası Ser Arlan'ı gömmesiyle başlıyor. Duncan ustasının kılıcını ve atlarını alarak Ashford turnuvasına katılmak üzere yola çıkıyor. Yol üzerinde bir handa Egg (Yumurta) lakaplı küçük bir çocukla tanışması, dizinin tüm dinamiğini belirliyor. Duncan karakteri kitaptaki o saf, dürüst ve bazen özgüvensiz haliyle ekrana harika yansıtılmış durumda. İkilinin arasındaki diyaloglar ve Egg'in bilmiş tavırları, Westeros'un o sert dünyasına çok tatlı bir neşe katıyor.
Saraylardan uzak, halkın tam kalbinde bir atmosfer

Bu diziyi diğerlerinden ayıran en büyük özellik, lordların entrikalarından ziyade küçük halk olarak adlandırılan sıradan insanların dünyasına odaklanması oluyor. Turnuva alanındaki çadırlar, kukla gösterileri ve demirciler gibi detaylar ortaçağ havasını iliklerinize kadar hissettiriyor. Görsel tasarımda kullanılan aydınlık ve canlı renkler, Duncan'ın karakteriyle uyumlu bir şekilde hikayenin daha umut dolu olduğunu gösteriyor.
Lyonel Baratheon ve turnuvanın renkli simaları
Bölümün en dikkat çeken karakterlerinden biri kesinlikle Lyonel Baratheon oluyor. The Laughing Storm lakabıyla bilinen bu karakter, neşeli tavırları ve devasa enerjisiyle sahneye çıktığı andan itibaren izleyiciyi avucunun içine alıyor. Duncan'ın şövalye olduğunu kanıtlamak için lordların kapısını aşındırması ama beklediği ilgiyi görememesi, evrendeki sınıf ayrımını ve lordların halka karşı ne kadar kayıtsız olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Gizemli rüyalar ve Targaryen izleri
Handaki sahenede karşılaşılan sarhoş bir karakterin Duncan'a Seni rüyamda gördüm, benden uzak dur demesi, kitap okuyucuları için büyük bir heyecan yaratıyor. Bu sahne ileride yaşanacak büyük olayların ve kehanetlerin ilk sinyallerini veriyor. Ayrıca ejderhalar olmasa da Targaryen hanedanının ağırlığı her sahnede hissediliyor.
Haftalık bölümlerle uzun bir yolculuk başlıyor

Toplamda 6 bölümden oluşacak olan ilk sezon, haftalık olarak yayınlanmaya devam edecek. İlk bölüm karakterleri tanıtmak ve ortamı kurmak adına oldukça başarılı bir iş çıkarıyor. Duncan ve Egg'in yıldızların altında şans üzerine yaptıkları o masum konuşma, bu ikilinin Westeros tarihinde ne kadar büyük bir iz bırakacağının habercisi niteliğinde duruyor. Yeni bölümlerde turnuvanın heyecanı ve Egg'in gerçek kimliğinin yaratacağı etki merakla bekleniyor.