ABD Senatosu’nda Waymo krizi patladı

Waymo, otonom araçlarının bazı kritik durumlarda Filipinler’deki uzaktan destek operatörlerinden yardım aldığını kabul etti.
ABD Senatosu’nda Waymo krizi patladı

ABD Senatosu’nda düzenlenen bir oturumda Waymo ile ilgili yapılan açıklamalar otonom sürüş teknolojilerinin perde arkasını yeniden gündeme taşıdı. Alphabet bünyesinde faaliyet gösteren şirket, sürücüsüz araçlarının bazı kritik durumlarda insan desteğine ihtiyaç duyduğunu resmen doğruladı. Ticaret Bilim ve Ulaştırma Senato Komitesi’nde 4 Şubat tarihinde yapılan duruşmada konuşan Waymo Güvenlik Direktörü Dr. Mauricio Peña, sistemin kendi başına çözemediği senaryolarda uzaktan destek operatörlerinden yardım alındığını kabul etti. Açıklama Massachusetts Senatörü Ed Markey’nin soruları üzerine geldi. Markey, Waymo araçlarının gerektiğinde bir insanla iletişime geçmesini doğrudan eleştirdi ve bunu araçların yardım çağırması şeklinde yorumladı. Bu sözler kamuoyunda otonom sürüş sistemlerinin gerçekten ne kadar bağımsız olduğu sorusunu yeniden tartışmaya açtı. Duruşma sonrası Waymo’nun kullandığı destek yapısı daha detaylı şekilde mercek altına alındı.

Araçlar uzaktan sürülmüyor ancak yönlendiriliyor

Waymo cephesi tartışmaların büyümesi üzerine sistemin nasıl çalıştığını açıklamaya çalıştı. Dr. Mauricio Peña, uzaktan destek operatörlerinin aracı doğrudan kontrol etmediğini ve uzaktan sürüş yapılmadığını özellikle vurguladı. Şirketin açıklamasına göre operatörler yalnızca sistemin talep ettiği anlarda yönlendirici bilgi sağlıyor. Bu bilgi trafik akışı yol kapaması veya beklenmedik bir engel gibi durumlarda aracın karar verme sürecini desteklemek için kullanılıyor. Ancak bu savunmaya rağmen asıl dikkat çeken nokta destek veren operatörlerin bir kısmının ABD dışında bulunması oldu. Waymo, bazı uzaktan destek personelinin Filipinler merkezli çalıştığını kabul etti. Bu detay otonom sürüş teknolojilerinde insan faktörünün tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi. Ayrıca sürücüsüz araçların karar süreçlerinde yabancı ülkelerdeki çalışanların dolaylı etkisinin bulunabileceği endişesini güçlendirdi.

Ulusal güvenlik ve iş kaybı endişesi yükseldi

Senatör Ed Markey, Filipinler merkezli destek operatörleri bilgisinin ortaya çıkmasının ardından sert açıklamalarda bulundu. Markey, ABD yollarında çalışan otonom araçların karar mekanizmasına yurt dışındaki personelin dahil olmasını ulusal güvenlik ve siber güvenlik riski olarak değerlendirdi. Ayrıca gecikmeli bilgi aktarımı ya da hatalı yönlendirme gibi senaryoların ciddi kazalara yol açabileceği uyarısında bulundu. Eleştiriler yalnızca güvenlik başlığıyla sınırlı kalmadı. Markey, otonom araçların ABD’de taksi ve rideshare sürücülerinin işlerini tehdit ettiğini hatırlatarak destek operasyonlarının da yurt dışına kaydırılmasının yeni bir istihdam sorunu yaratabileceğini söyledi. Waymo ise savunmasında bunun küresel büyüme stratejisinin bir parçası olduğunu belirtti. Şirket tüm Fleet Response çalışanlarının ehliyet sahibi olduğunu sabıka ve uyuşturucu testlerinden geçirildiğini ve araçlar üzerinde doğrudan kontrol yetkilerinin bulunmadığını açıkladı. Buna rağmen tartışma otonom sürüş teknolojilerinde denetim mekanizmasının ne kadar yeterli olduğu sorusunu gündeme taşıdı.

Waymo kazası sonrası denetim baskısı arttı

Waymo’nun uzaktan destek operatörleriyle ilgili açıklaması otonom araç güvenliğinin zaten yoğun şekilde tartışıldığı bir döneme denk geldi. Duruşmadan kısa süre önce Kaliforniya Santa Monica’da bir Waymo aracının bir çocuğa çarpması kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Yetkililer çocuğun hafif yaralandığını ve olayın soruşturulduğunu açıklamıştı. Aynı Senato oturumunda Tesla yöneticileri de ifade verdi ve karşılaştırmalı açıklamalar dikkat çekti. Tesla Mühendislik Başkan Yardımcısı Lars Moravy, kendi sistemlerinin dış müdahaleye kapalı olduğunu ve araç kontrolüne uzaktan erişimin mümkün olmadığını savundu. Bu karşılaştırma Waymo üzerindeki baskıyı daha da artırdı ve sistemin şeffaflığı konusunda yeni sorular doğurdu. Uzmanlara göre Waymo’nun Filipinler merkezli destek yapısını kabul etmesi federal düzeyde bağlayıcı güvenlik standartlarının hızlanmasına yol açabilir. ABD’de sürücüsüz araçların yaygınlaşması sürerken direksiyon başında kim olduğu sorusu daha uzun süre gündemde kalacak gibi görünüyor.

Yorum Yaz

Yorumun minimum 10 karakter olmalıdır. (0)

Yorumlar