NASA Jet Propulsion Laboratory ekibi Mars yüzeyinde görev yapan Perseverance için yeni bir sürüş yaklaşımını denedi. Normal koşullarda araç rotası eğim kaya yoğunluğu ve devrilme riski gibi faktörler nedeniyle uzmanlar tarafından elle planlanıyor. Bu denemede ise rota oluşturma görevi ilk kez Anthropic tarafından geliştirilen Claude yapay zeka modeline bırakıldı. Yapay zekanın oluşturduğu rota güvenlik amacıyla mühendisler tarafından kontrol edildikten sonra araca gönderildi. Deneme iki ayrı sürüş oturumunda uygulandı ve her iki test de başarılı olarak kayda geçti. NASA tarafından paylaşılan bilgilere göre test sürecinde herhangi bir riskli durum veya hasar raporlanmadı. Bu adım Mars gibi zorlu bir ortamda daha otonom bir keşif modeline geçişin işareti olarak görülüyor. Yapay zeka tarafından oluşturulan kararların nihai onaydan geçirilmesi sürecin güvenli kalması için kritik bir adım olarak konumlandırıldı. Bu teknolojik hamle sayesinde uzay araçlarının insan müdahalesine ihtiyaç duymadan yol alması hedefleniyor. Gelecekteki görevlerde bu sistemin standart bir uygulama haline gelmesi planlanıyor.
İki sürüş boyunca yaklaşık 450 metre sorunsuz ilerleme sağlandı

Test kapsamında Perseverance iki sürüş boyunca toplamda yaklaşık 1500 feet mesafe kat etmeyi başardı. Bu mesafe yaklaşık 450 metreye karşılık geliyor ve otonom sistemlerin başarısını net biçimde ortaya koyuyor. NASA denemeler sırasında herhangi bir teknik sorun veya güvenlik riski kaydedilmediğini resmen açıkladı. Bu sonuç yapay zekanın gerçek görev koşullarında rota planlamasına büyük katkı sağlayabileceğini gösteriyor. Testin başarıyla tamamlanması gelecekte benzer uygulamaların diğer uzay araçlarında da genişletilebileceği beklentisini güçlendirdi. Mars yüzeyindeki sürüş verimliliği açısından bu tür otonom desteklerin önemi her geçen gün artıyor. Yapay zeka teknolojisi sayesinde araçların daha karmaşık yüzeylerde daha güvenli hareket etmesi planlanıyor. NASA bu başarılı deneme ile uzay keşfinde yeni bir teknolojik eşiği daha geride bıraktı. Otonom sürüş kabiliyeti sayesinde keşif aracının günlük kat ettiği mesafe miktarının artması bekleniyor. Bu gelişme derin uzay görevlerinin operasyonel hızını artıracak bir unsur olarak görülüyor.
Uzun mesafe hedefi operatör yükünü azaltarak bilimsel verimi artıracak

NASA verilerine göre Perseverance yol noktalarının uzunluğu genellikle 330 feet seviyesini aşmıyor. Bu durum keşif sürecinin kısa ilerleme ve durma döngüsüne sıkışmasına neden oluyor. Örnek olarak araç Jezero Krateri dışına çıkmak için 2024 yılında tam 3,5 ay harcadı. Aralık 2025 itibarıyla Perseverance toplamda yalnızca yaklaşık 40 kilometre yol kat edebildi. JPL robotik uzmanı Vandi Verma yapay zekanın temel hedefinin operatör yükünü azaltmak olduğunu belirtiyor. Sistemin ilgi çekici jeolojik yapıları otomatik işaretleyerek bilim ekiplerinin görüntü inceleme yükünü azaltması bekleniyor. Bu yaklaşım bilimsel çıktıyı artırabilecek çok önemli bir otomasyon katmanı olarak görülüyor. Otonom teknolojiler sayesinde araçların çok daha uzun mesafeleri çok daha kısa sürede kat etmesi hedefleniyor. Bilim insanları bu sayede zamanlarını veri analizi ve stratejik planlama konularına daha fazla ayırabilecek. Yeni sistem sayesinde keşif aracının duraklama sürelerinin minimum seviyeye indirilmesi planlanıyor.
NASA yönetimi otonom teknolojilerin yeni bir keşif modeli yaratacağını vurguluyor
NASA yöneticisi Jared Isaacman denemeye ilişkin değerlendirmesinde otonom teknolojilerin derin uzay görevlerinde verimliliği artıracağını ifade etti. Bu tür sistemler gecikmelerin ve iletişim kısıtlarının arttığı senaryolarda daha büyük bir rol üstlenecek. NASA elde edilen sonuçların gelecekteki Mars görevleri ve daha uzak hedefler için kritik olabileceğini vurguluyor. Yapay zekanın bu bağlamda yalnızca destekleyici bir araç olduğu iddiası yerini operasyonel bir katmana bırakıyor. Deneme uzay keşfinde karar destek sistemlerinin daha geniş çapta kullanılacağına dair güçlü işaretler veriyor. Perseverance için uygulanan bu yaklaşım uzay teknolojileri dünyasında yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Gelecekteki otonom araçların kendi rotalarını çizerek insan müdahalesine olan ihtiyacı minimuma indirmesi planlanıyor. Bu vizyoner adım sayesinde diğer gezegenlerin keşfi çok daha hızlı ve verimli hale gelecek. Uzay ajansı bu tür yenilikçi teknolojileri tüm derin uzay projelerine entegre etmeyi hedefliyor.