Yapay zeka buz dağlarını baştan sona izleyerek iklim etkilerini görünür kılıyor

Yapay zeka buz dağı yaşam döngüsünü uydu verileri ile izleyerek iklim etkilerini daha net göstermeyi hedefliyor. Yeni sistem parçalanma sonrası parçaları bile kaynağına bağlayarak tatlı su girişlerini haritalıyor.
Yapay zeka buz dağlarını baştan sona izleyerek iklim etkilerini görünür kılıyor

İngiliz Antarktika Araştırma Kurumu bünyesindeki ekip okyanuslarda buz dağlarını otomatik izleyen bir yapay zeka sistemi geliştirdi. Sistem uydu görüntülerinden tek tek buz dağlarını tespit ediyor ve her birine benzersiz bir kimlik veriyor. Ardından buz dağları sürüklenirken zaman içinde aynı kimlik üzerinden izlemeyi sürdürüyor. Bu yaklaşım oluşum anından erime sonuna kadar bir yaşam döngüsü kaydı üretmeyi amaçlıyor. Ekip bu sayede buz dağlarının nerede doğduğunu ve hangi rota ile okyanusta ilerlediğini netleştirmeyi planlıyor. Küresel ölçekte çalışma hedefi okyanus havzaları arasında karşılaştırılabilir veri üretimini destekliyor. Bu gelişme iklim etkilerini ölçmek için daha sağlam gözlem zemini kuruyor.

Parçalanma sonrası iz sürme buz dağı aile ağaçlarını mümkün hale getiriyor

0_2 (39)
Sistemin en dikkat çekici yönü büyük bir buz dağı parçalandığında ortaya çıkan parçaları orijinal kaynağına kadar izleyebilmesi olarak öne çıkıyor. Böylece ekip her buzdağı için ayrıntılı aile ağaçları oluşturabiliyor. Bu yöntem geleneksel izleme pratiklerinden belirgin biçimde ayrılıyor. Önceki dönemde bilim insanları az sayıda büyük ve isimli buzdağını manuel olarak takip edebiliyordu. Binlerce küçük parça koptuktan sonra izlenemiyor ve okyanusta kayboluyordu. Bu kopukluk erime suyunun iklim üzerindeki etkisini anlamayı zorlaştırıyordu. Yeni araç bu boşluğu kapatarak parçaların kökenini ve kaderini aynı zincir içinde göstermeyi hedefliyor. Bu sayede tatlı suyun nereye girdiği daha net izlenebilir hale geliyor.

Tatlı su salımı okyanus dolaşımını ve ekosistemleri etkiliyor

0_2 (40)
Buz dağları eridikçe okyanusa büyük miktarda tatlı su bırakıyor ve bu salım okyanus dolaşımını değiştirebiliyor. Dolaşım değişimi ısı taşınımını etkileyerek bölgesel dengeyi yeniden şekillendirebiliyor. Tatlı su girdisi tuzluluk yapısını değiştirerek deniz ekosistemleri üzerinde baskı oluşturabiliyor. Bu etkiler iklim modellerinde doğru temsil edilmediğinde tahmin hatası büyüyebiliyor. Araştırmacılar tatlı suyun okyanusa nereden girdiğini büyük ölçekte izlemekte zorlanıyordu. Çalışmanın baş yazarı ve makine öğrenimi uzmanı Ben Evans sistemin bu kör noktayı doldurduğunu söyledi. Evans birkaç ünlü buzdağını izlemekten tam soy ağaçları kurmaya geçildiğini aktardı. Ekip her parçanın nereden geldiğini ve nereye gittiğini görmenin iklim açısından kritik olduğunu vurguluyor.

Geometrik şekil analizi ile dijital yapboz yaklaşımı kuruluyor

pala_AI_geometric_shape_analysis_of_icebergs_satellite-detect_a669ca14-c233-4ffa-8f9d-40f4ad976868_2
Yapay zeka uydu görüntülerinde görülen buz dağlarının benzersiz geometrik şekillerini analiz ederek çalışıyor. Bir buzdağı kırıldığında sistem parçaları dijital bir yapboz gibi ele alıyor. Parçaların şekilleri ana kütle ile eşleştirilerek köken bağlantısı yeniden kuruluyor. Bu eşleştirme parçalanma sonrası iz sürmeyi sürdürülebilir hale getiriyor. Yaklaşım Petermann Buzulu ve kuzeybatı Grönland kaynaklı buzdağları üzerinden test edildi. Ekip gerçek uydu gözlemleri ile sistemin zaman içinde bölünme sürüklenme ve erime süreçlerini tutarlı biçimde izleyebildiğini aktardı. Bu sonuç yöntemin farklı bölgelerde de ölçeklenebileceğini düşündürüyor.

Veriler NEMO okyanus modeline entegre edilerek tahminler güçlendirilecek

pala_Climate_model_integration_concept_iceberg_meltwater_data_66277808-cc6b-4edf-9398-12c310f880ee_0
Araç buzdağı erime sularının nereye salındığını haritalandırarak modellemeye doğrudan girdi sağlayacak veri üretmeyi hedefliyor. Bu veriler Birleşik Krallık Dünya Sistemi Modeli içinde yer alan NEMO okyanus modeline entegre edilecek. Küresel sıcaklık artışı ile kutup buz kaybı hızlandıkça bu tür gözlemler tahmin kalitesini yükseltebiliyor. Entegrasyon ile tatlı su akışlarının zaman ve mekandaki dağılımı daha doğru temsil edilebilecek. Bu doğrultuda okyanus dolaşımı ve iklim geri beslemeleri daha gerçekçi senaryolara yaklaşabilecek. Araştırmacılar geniş ölçekli izleme ile iklim etkilerinin daha görünür hale geleceğini değerlendiriyor. Bu çerçevede sistem iklim bilimi için yeni bir veri omurgası oluşturmayı amaçlıyor.

Yorum Yaz

Yorumun minimum 10 karakter olmalıdır. (0)

Yorumlar