Sürekli kan şekeri ölçüm cihazı gerçekten kilo vermenize yardımcı olabilir

Diyabet dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve yönetilmesi oldukça zor olan kronik bir metabolik hastalık olarak biliniyor. Amerikan Diyabet Derneği verilerine göre Amerika Birleşik Devletleri’nde yaklaşık 7 milyon kişi henüz teşhis edilmemiş durumda ve her üç Amerikalıdan biri tip 2 diyabet riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Sürekli kan şekeri ölçüm cihazı gerçekten kilo vermenize yardımcı olabilir

Yüksek kan şekeri seviyeleriyle karakterize edilen bu durum ilaç kullanımının yanı sıra egzersiz ve beslenme alışkanlıklarının çok sıkı bir şekilde takip edilmesiyle kontrol altına alınabiliyor. Son yıllarda diyabet hastalarının hayatını kolaylaştıran teknolojik araçlar artık sadece tıbbi bir zorunluluk olmaktan çıkıp genel sağlık ve kilo yönetimi için de popüler hale geliyor.

Abbott Lingo ve Dexcom Stelo gibi eskiden sadece reçeteyle alınabilen sürekli glikoz monitörleri (CGM) artık doğrudan tüketicilere sunuluyor. Bu cihazların yaygınlaşmasıyla birlikte pek çok insan diyabet hastası gibi beslenmenin aslında sağlıklı bir yaşamın anahtarı olduğunu fark ediyor. Yağsız protein lifli sebzeler ve düzenli egzersiz kombinasyonunun kilo vermeye yardımcı olduğu bilinen bir gerçek olsa da CGM cihazları bu süreci kişiselleştirilmiş verilerle destekliyor. Signos gibi yapay zeka destekli sistemler ise bu sensörlerden gelen verileri analiz ederek kullanıcıları daha sağlıklı davranışlara yönlendiren FDA onaylı platformlar olarak öne çıkıyor.

Teknoloji ve beslenme alışkanlıklarının buluşması

pala_A_person_holding_a_smartphone_displaying_a_colorful_app__65cdf378-e988-4b65-b3c6-021e097be3f8_0
 

Signos sistemi Dexcom ile kurulan ortaklık sayesinde Stelo sensörlerini kullanıyor ve aylık abonelik modeliyle 7/24 glikoz takibi sunuyor. Sistem sadece şeker ölçümü yapmakla kalmıyor aynı zamanda yapay zeka desteğiyle kilo verme yönetimi ve kişiselleştirilmiş planlar sağlıyor. Cihazın kullanımı ise oldukça basit bir sürece dayanıyor; öncelikle uygulama telefona yükleniyor ve ardından sensör cilde yerleştiriliyor. Sensörler interstisyel sıvıdaki glikozu ölçmek için deri altına küçük bir iğne yardımıyla yerleştiriliyor ve her iki haftada bir değiştirilmesi gerekiyor.

Uzmanlar cihazın yerleşimi konusunda bazı temel kurallara dikkat çekiyor. Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi’nden diyetisyen Diane Stadler cihazın baskın olmayan kola gece üzerine yatılmayacak ve darbe almayacak bir noktaya takılmasını öneriyor. Diyabeti olmayan sağlıklı bir bireyde açlık kan şekerinin 100 mg/dL’nin altında olması ve yemek sonrası ani yükselmelerin 180 mg/dL seviyesini geçmemesi hedefleniyor. CGM cihazları bu değerleri anlık olarak takip ederek kullanıcının hangi gıdaya nasıl tepki verdiğini net bir şekilde görmesini sağlıyor.

Yapay zeka destekli kişiselleştirilmiş veriler

Signos uygulamasına giriş yapıldığında sistem kullanıcıdan yemek egzersiz uyku ve su tüketimi gibi verileri kaydetmesini istiyor. Uygulamanın yapay zekası fotoğraflanan yemeklerin içeriğini ve glikoz seviyeleri üzerindeki olası etkilerini tahmin edebiliyor. Ancak sistemin sunduğu asıl değer davranış kalıplarını tespit ederek kullanıcıyı yönlendirmesinde yatıyor. Örneğin düzenli olarak büyük glikoz artışlarına neden olan belirli bir öğün tespit edildiğinde yapay zeka bu alışkanlığı değiştirmeniz için uyarılar gönderiyor.

Yine de bu kadar yakın bir takibin günlük hayatta bazı zihinsel yükler getirdiği de ifade ediliyor. Her yediğini kaydetmek veya yapay zekanın hatalı tahminlerini düzeltmeye çalışmak bazen sosyal anlarda dikkat dağınıklığına yol açabiliyor. Buna rağmen diyetisyenlerin büyük bir çoğunluğu hastalarının bu verilere erişmesini destekliyor. Stadler insanların teknoloji kullanarak kendi vücutları hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalarının yaşam tarzı değişikliklerini kalıcı hale getirdiğini savunuyor. Diyabetik bir diyetin Akdeniz diyeti veya DASH diyeti gibi sağlıklı beslenme modelleriyle benzerlik göstermesi kilo verme sürecini doğal olarak destekliyor.

Biyosensörler ile metabolizmayı tanımak

CGM cihazı kullanmak bireyin kendi metabolizması hakkında standart bir diyet listesinden çok daha fazlasını öğrenmesini sağlıyor. Stres uyku düzeni ve hatta kadınlarda PMS dönemi gibi faktörlerin glikoz ölçümlerini nasıl fırlattığı bu cihazlar sayesinde somut bir şekilde görülebiliyor. Kişiye özel olmayan genel geçer planların aksine gerçek zamanlı bir biyosensör kullanıcıya anlık geri bildirimler veriyor. Örneğin kahvaltıda tüketilen bir mısır gevreğinin şekeri ne kadar yükselttiğini gören bir kullanıcı bunun yerine süzme peynir tercih etmeye daha kolay ikna oluyor.

Kan şekeri yükselmelerini azaltmak için öğünlerden sonra kısa yürüyüşler yapmak veya merdiven inip çıkmak gibi basit alışkanlıklar bu veriler ışığında daha anlamlı hale geliyor. Daha küçük porsiyonlar tüketmenin şeker yükselme süresini kısalttığını görmek kullanıcıyı motive ediyor. Sonuç olarak sürekli glikoz ölçüm cihazları sadece diyabet yönetimi için değil yaşam kalitesini artırmak ve sağlıklı bir şekilde kilo vermek isteyenler için de umut vadeden bir teknoloji olarak değerlendiriliyor. Eğer rehberliğe ihtiyaç duyulan bir kilo verme süreci hedefleniyorsa CGM teknolojisi denemeye değer bir seçenek olarak öne çıkıyor.

 

Yorum Yaz

Yorumun minimum 10 karakter olmalıdır. (0)

Yorumlar