Pankreas kanserinin gizlenme yöntemi ortaya çıkarıldı

Bilim insanları pankreas kanserinin bağışıklık sisteminden nasıl saklandığını ortaya çıkardı. Yapılan araştırma tümörlerin görünmezliğini sağlayan moleküler mekanizmanın kapatılabildiğini gösteriyor.
Pankreas kanserinin gizlenme yöntemi ortaya çıkarıldı

Bilim dünyası uzun süredir bazı kanser türlerinin neden fark edilmeden büyüyebildiğini anlamaya çalışıyordu. Özellikle pankreas kanseri bu konuda en gizemli hastalıklardan biri olarak biliniyor. Yeni araştırmalar bu sorunun cevabına oldukça net bir şekilde yaklaşıldığını gösteriyor. Bilim insanları kanser hücrelerinin adeta görünmezlik düğmesine bastığını ortaya koydu. Bu mekanizma sayesinde bağışıklık sistemi tümörü tehdit olarak algılamıyor. Tümör hücreleri bu sayede rahatça çoğalabiliyor. Araştırmacılar bu sürecin merkezinde MYC adlı güçlü bir proteinin yer aldığını belirtiyor. Bu protein uzun yıllardır kanserle ilişkilendirilen temel yapılardan biri olarak biliniyor.

MYC proteini neden bu kadar kritik?

MYC proteini normal şartlarda hücre bölünmesini kontrol eden bir yapı olarak çalışıyor. Ancak kanserli hücrelerde bu sistem tamamen farklı davranıyor. Araştırmaya göre MYC yalnızca tümör büyümesini hızlandırmakla kalmıyor. Aynı zamanda bağışıklık sisteminin alarm mekanizmasını da susturuyor. Bu durum hücrenin içinde tehlike sinyallerinin oluşmasını engelliyor. Normalde bu sinyaller bağışıklık hücrelerini olay yerine çağırıyor. MYC aktif olduğunda bu çağrı hiç yapılmıyor. Sonuç olarak bağışıklık sistemi ortada bir sorun olduğunu fark etmiyor. Tümör bu sayede göz önünde ama gizli şekilde büyümeye devam ediyor.

8faf93f4-ceec-43b3-932b-10060bd7f2c1.webp

Araştırmacılar stres altındaki tümör hücrelerinde MYC davranışının değiştiğini tespit etti. Protein bu ortamda DNA yerine RNA yapılarına bağlanmaya başlıyor. Bu bağlanma hücre içinde yoğun protein kümeleri oluşturuyor. Bu kümeler eksozom adı verilen temizleyici sistemleri tek noktada topluyor. Eksozom sistemi normalde hatalı gen sinyallerini ortadan kaldırıyor. Bu sinyaller bağışıklık sistemi için bir uyarı anlamına geliyor. MYC bu sinyaller yok edilmeden önce devreye giriyor. Böylece bağışıklık sistemi uyarılmadan süreç tamamen bastırılmış oluyor. Kanser hücresi kendi izini kendi elleriyle siliyor.

Kalkan ortadan kalkarsa neler olur?

Bilim insanları MYC proteinini RNA bağlanma yeteneğinden yoksun hale getirdi. Bu değişiklik tümör büyümesini doğrudan durdurmayı hedeflemedi. Ama bağışıklık sisteminin yeniden devreye girmesini sağladı. Hayvan deneylerinde sonuçlar oldukça çarpıcıydı. Normal MYC taşıyan tümörler haftalar içinde hızla büyüdü. Değiştirilmiş MYC içeren tümörler ise neredeyse tamamen küçüldü. Bu etki yalnızca bağışıklık sistemi aktif olan canlılarda görüldü. Yani asıl işi yapan yine vücudun kendi savunması oldu. Kanser görünür hale gelince bağışıklık sistemi görevini yerine getirdi.

Bu keşif kanser tedavisi açısından çok önemli bir kapı aralıyor. Daha önce MYC tamamen kapatılmaya çalışılmıştı. Ancak bu yöntem sağlıklı hücrelere ciddi zararlar veriyordu. Yeni yaklaşım çok daha hassas bir hedef sunuyor. Amaç MYC proteinini tamamen yok etmek değil. Sadece bağışıklık sistemini susturan bölümünü devre dışı bırakmak. Böylece tümör büyümesi dolaylı olarak engellenebiliyor. Vücut kanseri tekrar tanıyabiliyor. Uzmanlar bunun bağışıklık temelli tedavilere büyük katkı sağlayabileceğini düşünüyor. Klinik uygulamalar için zaman gerekse de bilim dünyasında heyecan oldukça yüksek.

Yorum Yaz

Yorumun minimum 10 karakter olmalıdır. (0)

Yorumlar
Elife Çerçi
Elife Çerçi -  2 gün önce
Benim amcam pankreas kanserinden kaybettik geçen sene. Teşhis konulduğunda çok geçti artık. Bu araştırma keşke daha erken yapılsaydı.
Hatice Berna Ulutaş
Hatice Berna Ulutaş -  2 gün önce
Bu MYC proteinini bloke edebilirsek normal hücrelere de zarar verir mi?